Sailormoon

E-Mail

Alışveriş
Ana Sayfa Forum E-Kart Blog Site Haritası Üyeler Oyunlar Galeriler Linkler Kaynaklar Yardım İletişim
Türkiye de Animasyon ; REI HINO NUN GERÇEK KİMLİĞİ ; Çizgi Filmler Çocuklar İçindir ; Yepyeni Bir Aysavaşçısı
 
  Anime Haberleri
  Anime Tanıtımları
  Sailormoon Bölümler
  Sailormoon Karakterler
  Sailormoon Sezonlar
  Sailormoon Movie
  Site Hakkında Konular
  Genel Tanıtımlar
  Çizgi Film Haberleri
  Çizgi Film Tanıtımları
  Çizgi Romanlar
  ::| Anketler
Sitemizin Yeni Görünümü
Çoook Süper
Daha iyi olamaz
Eskisi daha iyiydi
Karar veremiyorum
 
  ::| Haber Listesi
İsminiz:
Email iniz:
 
 
 
Çizgi Film Haberleri
 
Çizgi Filmler Çocuklar İçindir
Pazar, 07.29.2007, 09:50am (GMT+3)

Geçenlerde işten eve geldim. Saat altı. Halam bizdeydi. Rahatsızmış, koltukta uzanıyor. Televizyonun karşısına oturup kanalları dolaştım. Sonunda bir çizgi filmde durdum. Cedric. “Eğer sekiz yaşındaysanız…. Hayat güllük gülistanlık…” ^^.
Çok sevdiğimden değil. Öylesine izliyorum. Televizyona bakmayan ama sesi duyan halam çizgi film mi izliyorsun sen dedi. Evet dedim. Bu yaşta. Niyekine izleyemez miyim… çizgi filmi çocuklar izler, çocuk musun sen? Tamam o anda izlediğim belki küçük yaş çocuklar içindi ama ne fark eder. Niye çizgi filmi sadece çocukar izlemez dedim ama halam çocukların izlemesi gerektiği konusunda ısrarlı. Sonra ona büyükler içinde çizgi filmler olduğunu söyledim. Ona yine saçma ve anlamsız geldi büyükler için çizgi film yapılması.
Peki çizgi film gerçekten sadece çocuklar için mi olmalı. Sadece çocukken mi izlemeliyiz o küçükler için yapılmış olanları bile.
Yapacak bir şey olmadığında evde boş boş otururken ve televizyonda izlemeye değer bir şey olmadığında rastgeldikleri çizgi filmleri izler ablam ya da kardeşim. Tom ve Jerry, Redkit ablamın izledikleri. Bir aralar kızkardeşim Şrinleri bile izlerdi. O cırtlak sesleri doldururdu evi ama kimse bir şey demezdi ona (Benden 2 yaş küçük). Ablam ise bir iki gün önce izliyordu Tom ve Jerry ya da Bugs Bunny. Ama eski yapımları dahja çok sevdiğini söyleyip bu yenilerin güzel olmadığını söyledi. Ben çizgi filmizlediğimde ise nedense yanlış oluyor. Vaktimi boşuna harcıyorum falan filan.
10 yıl önce oturup birlikte Rose of Versailles’i izlerdim ablamla. Ya da kardeşlerimle Slam Dunk’ı. Ama tabi hiç biri benim gibi hastası değildi. Yani izlemeseler de olurdu. Ya da kalkıp bu serileri internette bulup bir de onlar için bir site yapmaya kalkmadılar hiç biri.
80’lerde çocuktum. Belki de şanslıydım. Tek kanallı zamanlarda bile televizyondan onlarca çizgi film izleme fırsatım oldu. Batı, Japon yapımı bir çok çizgi film. Annem hatırlamadığım yaşlarda bile gözümü ayırmadan izlediğimi söylüyor televizyonu ve özellikle çizgi filmleri. Neden çizgi filmleri bu kadar seviyorum bilmiyorum. Ama bu çizilmiş karaler filmlerden bile daha gerçekçi geliyor bana. Bir film izlerken kameranın arkasından bakıyorum oyuncuların oynadıkları sahnelere. Ve komik geliyor. Çocukların evcilik oyunu gibi rol yapmak. Bunun yanında bir çizgi film daha gerçekçi tüm o geçekte olması imkansız özelliklerine rağmen…
Tom ve Jerry, Bugs Buny, Mickey Mouse ve diğerleri… Uçan Fil Dumbo, Red Kit… Hea-man, She-Ra… Clementine ve tüm diğer bilim kurgu, uzay, robotlu Japon çizgi filmleri… Uçan Kaz, Winderia… Esteban, Candy, Arı Maya, Calimero, Voltron, Uzun Bacaklı baba… ve dünya klasikleri… çocukluğumu renklendiren hatırladığım birkaç çizgi film.
Çizgi filmler gerçekten çocukları kötü mü etkiliyor? Olumsuz bir tesiri mi var? Ben öyle düşünmüyorum. Özellikel Japon çizgi filmlerine bakıldığında büyük bir çoğunluğunda hatta kart ve oyun satmak için ticari amaçlı yapılmış serilerde bile arkadaşlığa, takım çalışmasına, güvene, kendine inanma duygularının yoğunluğu görülür. Hatta belli bir yaşa gelmiş bir çizgi film izleyicisi olarak bu temalar artık bana fazla geliyor. İyilik, doğruluk, dürüstül, çok çalışma… sanırım artık bu tür öğütler duymak can sıkıcı. Özellikle gerçek hayatta bunların hiçbir kazancı olmadığını gördükçe…
Her neyse, hiçbir konusu olmadan saatlerce kaçıp kovalanan Tom ve Jerry ya da karşısındakini sürekli aptal durumuna düşürüp alay eden Bugs Bunny, 8 yaşının güzelliklerini (!) anlatan bir çocuğun bencilce davranışlarının genellikle haklı çıkarıldığı Cedric yerine
Pokemon’da Ash’in çıktığı yolculukta sahip olduğu canavarlarla birlikte gelişme göstermesi, yaptığı hatalardan ders alması, karşılaştığı kişilerle arkadaşlıklar kurması, canavarlarına saygı duyup güvenmeyi öğrenmesi, hileyle, dalavere ile kazanmaya çalışanların kaybetmesi, çok çalışmanın başarıyla sonuçlanacağı vardır.
Sailormoon’da arkadaşlık ve kendine güvenme teması ağırlıklıdır. Kötüler bile sonunda kötülükten arındırılır. Süper güçlere sahip kızlarımız ders çalışır, okula gider,sınavlara girerler. Wedding Peach, Magic Knights yine arkadaşlığı, güvenmeyi, iananmayı vurgulayan serilerdir.
Slam Dunk’ta hayatında eline basketbol topu almamış bırakın bunu ne hikmetse hiç basketbol izlememiş olan kahramanımız herkesin maskarası iken sonunda herkesin saygısını kazanmış bir basketbol oyuncusu olur. Çok çalışır, inanır, savaşır. Vazgeçtiği anlar da olur ama hep geri döner. Bir çok anime’de olduğu gibi de yaptığı işten zevk alır, sever. Bir çok spor temalı seride olduğu gibi de takım oyunu her zaman ön plandadır.
Rockman Exe, arkadaşlığın yanında rakibe duyulan saygıyı verir. Gerektiğinde rakipler birbirini destekler birlikte savaşır.
Samurai X, Yu Gi Oh, You Are Under Arrest, Beyblade, Genki, Captain, Tsubasa, Detective Conan, Digimon…
Başarmak için çok çalışmalısın. Azimli olmalısın. Hileyle değil dürüstlükle kazanmalısın. Kötülerin içindeki iyiliği ortaya çıkarabilirsin. Arkadaşlık hep birbirinin yanında olmak, her ne olursa olsun onlara inanmak ve destek olmaktır. Önyargılı olmamalı, insanları oldukları gibi kabul etmelisin…
Şiddet vardır. Kıskançlık, haylazlık, tembellik, dövüş, kavga… ve tüm bunların sonunda alınacak dersler.
Kimi zaman güldürüp eğlendiren, kimi zaman dramatik bir filmden daha fazla etkileyen, gerçek bir karşılaşma izliyormuş gibi koltuğun üstüne tüneten, kimi zaman da sadece gerçek dünyadan kaçmak istediğinizde size başka dünyaların kapısını açan anime’ler benim için budur.
Çizgi filmlerin çoğunluğu hatta yukarıda saydıklarım içerikleri ile, verdikleri mesajlarla genellikle çocuklara yöneliktir. Ama bu sadece çocuklar ‘çizgi’ film izlemelidir anlamına gelmez. Ama sadece bunlar çizgi diye, hayal gücü diye bir yaştan sonra geride mi bırakılmalıdır?
Daha önce de dediğim gibi aktör ve aktristlerin rol kestikleri filmlerden çok çizilip boyanmış ard arda oynatılan kareler bana daha gerçekci ve samimi geliyor. Bir filmdeki özel efektler çizgi filmlerdekinden daha az inandırıcıdır. Paniklemiş bir karakterin filmde bir aşaı bir yukarı yürümesinden çizgi filmdeki deforme olmuş çizgi karakterin ekranda ordan oraya dört beş eli kolu bacağı bile savrulup durması daha eğlencelidir. Karakterlerin duygularını yansıtmak için kullanılan değişen arka planlar, müzikler, karakterin yüz ifadeleri bir filmdeki sahneden daha etkili gelir.
Çizgi film ‘sadece’ çocuklar için değildir ama bu herkes oturup çizgi film izlemelidir anlamında değildir. İzleyenleri küçümsemek, onlarla alay etmek, saçma demek yersizdir. Bu yaşta çizgi film mi izlenir yargısı herkesi tek bir kılafa sokmaya çalışmaktan farklı bir amaç değildir.
Bugün açar REd Kit izlerim. Yarın oturur Candy Candy ya da Fullmetal Alchemist.
Ayrıca çizgi film sadece çizgi film midir? izlerken hiç bakmaz mısınız her çizgiye, renklendirmelere, arka planların çizimlerine... ve tüm bu sahneler arkasındaki sanatçıların varlığına...
Rukawa



 
  ::| Etkinlikler
May 2008  
Pa Pt Sa Ça Pe Cu Ct
        1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
 
::| Duyurular
Çizgi Filmler Çocuklar İçindir